Tahtalı Ultra Sky, 2021

Tahtalı Ultra Sky, 2021 (116K)
05.06.2021 https://www.tahtaliruntosky.com/event/tahtali-ultra-sky

Giriş

2019 yarış raporumuzu da sevgili Mahmut`a teslim etmiş idik. Hafızası iyi olanlar hemen hatırlayacaktır, macera dolu bir 62K idi… Bu yıl 62K ve 116K parkuru Kemer`den start alacak şekilde güncellendi. Yeni parkur, elbette yepyeni maceralar demek. Dedik ki raporumuzu daha önceki parkurda koşmuş ve kıyaslanabilir olması açısından da aynı kişi yazsa ne şahane olur! Bu iş tabii ki yine Mahmut’a düştü.

Ultra parkurlarda görmeye alışık olduğumuz simalar bu yıl yarışın Haziran sıcağına denk gelmesine rağmen, start alıp, fiziksel fakat daha çok mental olarak zorlu mücadeler verdiler. Mahmut`un yine bir solukta okuyacağınız 116K yarış raporunda yine ana konu mücadele, başından sonuna kadar 15 saatlik büyük bir mücadele var. Bazı koşucular nasıl ayrıca ultra insan… satır aralarında belki de size başka şeyler de düşündürecek bir yolculuğa çıkaracak… başarı tesadüf değildir… koşmak bahane… bu raporlar bir şahane!

29K Chimera Run bu yıl son kez koşuldu. Bu parkurda bu yıla kadar koşmak bizlere hiç kısmet olmamıştı, sevgili Selman’ımız dağlara değil de denizlere yakın olmak istedi de bu yıl ucundan da olsa bu son fırsatı yakaladı.. Son olarak, Savaş’ımız ve Aylin’imizin başarısından bahsetmeden olmaz. Hedeflediklerinden fazlasını yaptılar, efsane koştular, fırtına gibi estiler… sonuçlar her zamanki gibi raporun en altında. Tekrar tekrar, çok ama çok tebrik ederiz! 2022’de artık pandemiyi tamamen arkamızda bırakmış olarak, omuz omuza koşacağımız bir Tahtalı Run to Sky dileğimizle. Şimdi artık söz ve klavye Mahmut’ta…

Team Run.BO

Yazan: Mahmut YAVUZ (mahmut_yavuz__running_coach)

15 AYLIK PANDEMİ ARASINDAN SONRA İLK YARIŞIM: TAHTALI ULTRA SKY, 116KM

Tahtalı Ultra Sky 15 aylık pandemi arasından sonra kendimi start çizgisinde gördüğüm ilk yarış oldu. En son 2020 yılı Mart ayında Geyik Koşularında 28 km koşmuştum. Ardından Covid-19 pandemisi oldu ve hayatımız değişti. Pandeminin başlaması ile işlere ara verip İzmir’e gitmiştim. İzmir’de iyi bir antrenman süreci geçirdikten sonra İstanbul’a döndüm ve yoğun antrenman sürecine devam ettim.

PANDEMİ VE SÜREKLİ ÖTELENEN YARIŞLAR

Pandemi nedeniyle oluşan belirsizlik, anons edilen yarışların defalarca ötelenmesine neden oldu. Bu süre boyunca maraton ve yarı maraton gibi yüksek katılımlı yarışlar gerçekleştirildi. Ultra maratonlar ise daha kontrol edilebilir yarışlar olmasına rağmen yapılamadı.

2020 Eylül ayında yoğun bir yarış periyodu başlayacaktı. Belirsizliğe rağmen antrenmanlarımı aksatmadım. Spor yaptığım süre boyunca inandığım üç şey oldu: Antrenman, dinlenme ve beslenme. Bu üçlü arasında dengeyi sağlayamadığınız sürece sakatlanırsınız.

Antrenmanlarım çok iyi gidiyordu. Beslenmeyi de istediğim düzeyde yapıyordum ama dinlenme kısmı istediğim gibi olmadı. Kızım Zeynep diş çıkartınca uykusuz geceler başladı ve dinlenemedim. Bu süreçte yapmam gereken, antrenmanlarımı azaltmaktı. Ama yarışlar başlayacağı için antrenmanlarımı kesmedim ve kaçınılmaz sonuç ile karşılaştım: Sakatlık! Dizimde ödem oluştuğu için 2 ay koşamadım.

MADEM İYİYİM, 116KM KOŞAYIM

Yeniden başladığımda antrenmanlarımı yavaş yavaş artırdım. Kendimi yarış koşmaya hazır hissettiğimde Instagram’da karşıma Tahtalı Run to Sky yarışı çıktı. Bu yıl ilk kez 116km olarak koşulacaktı. Bir anda gaza gelip yarışın organizatörü Polat Dede’yi aradım. Sorduğum ilk soru “116 km yarışını yapacak mısın” oldu. Çünkü 116 km’lik +4800 rakım kazanımlı bu yarışa kayıt yaptıran fazla sporcu yoktu. Polat net bir şekilde yarışı düzenleyeceğini söyleyince “Beni de listeye ekle” dedim.

Yarış 15 Mayıs’ta yapılacaktı. Bayram tatiline denk geldiği için ailece yarışa gitmeye karar verdim. Yarış sonrası 3 gün daha Kemer’de kalıp tatil yapacaktım. Ancak,  17 günlük sokağa çıkma yasağı yüzünden yarış 5 Hazirana ertelendi.

Haziran ayında Antalya’da koşmak pek çok sporcuya mantıklı gelmeyebilir. 116 km koşmak ise çılgınlık gibi görünebilir. Bu durumu son derece normal ve sıradan karşılayan tek bir çeşit sporcu vardır: Ultra maratoncular. Sonuçta tarih 5 Haziran’ı gösterdiğinde start çizgisinde bekliyordum.

Yarıştan önce iyi bir antrenman süreci geçirmiştim. Ama tek seferde 2 saatten daha uzun koşum yoktu. Bundan dolayı böyle uzun bir yarışta dizimin bana nasıl bir sürpriz yapacağını bilmiyordum. Onun için yarışı mümkün olduğunca temkinli koşmak istiyordum. Yarıştan önce ufak bir tedirginliğim de vardı. 15 aydır hiç yarış koşmamıştım, ilk kez patikaya çıkan ultra maratoncu adayı gibi heyecanlıydım.

BİR PARKUR İÇİNDE DÖRT FARKLI YARIŞ

Yarışı yazmadan önce Tahtalı Run to Sky’dan kısaca bahsetmeliyim. Çünkü tek bir yarış değil, aynı anda koşulan farklı mesafelerde dört farklı yarıştan oluşuyor.

Tahtalı Ultra Sky, 116 km ve 4800 m irtifa kazanımlı. Kemer merkezde başlayıp Kemer merkezde bitiyor (24 kişi kayıtlıydı, 18’i start aldı, 11’i finiş gördü).

Tahtalı Berg Sky 62 km, 3600 m irtifa kazanımlı. Kemer merkezde başlayıp Tahtalı Dağı zirvesinde bitiyor (44 kişi kayıtlıydı, 35’i start aldı, 27’si finiş gördü).

Tahtalı Run to Sky 27 km, 2650 irtifa kazanımlı. Çıralı’da başlayıp Tahtalı Dağı zirvesinde bitiyor (170 kişi kayıtlıydı, 128’i start aldı, 119’u finiş gördü).

Chimera Run 29 km, 1170 irtifa kazanımlı. Çıralı’da başlayıp Çıralı’da bitiyor (117 kişi kayıtlıydı. 78’i start aldı, 71’i finiş gördü).

TEMPONU MESAFENE GÖRE AYARLA

Tahtalı Ultra Sky ve Berk Sky Race 5 Haziran gecesi 02.00’da başladı. Yarışın başlamasıyla beraber öne geçtim. İlk 10 km asfalttı bundan dolayı ultra maraton koşmamıza rağmen tempolu bir bölüm oldu. 5 pace’in altında koşuyorduk. Bu yarış temposu bana fazla geldiği için tempomu düşürüp yarış tempoma döndüm.

Kimimiz 62 km kimimiz 116 km koşacaktı. Önümüzde epey mesafe vardı ama ön grupta koşanlar sanki 10 ya da 20 km yarışındaymış gibi hızlılardı. Yarışın başında dinlenik olduğumuzdan hızlı tempomuz bize rahat gelebilir. Aslında, koşacağımız mesafeye göre tempomuzu ayarlamamız gerekiyor. Yarışlarda, ön grupta tempolu gidenleri uyardığımda bu genelde yanlış anlaşılıyor. 20-30 km ön grup ile gelenler, km’ler arttıkça tempolarını düşürüp, ön gruptan çok daha sonra finişe ulaşıyorlar. Sözün özü, hazırlık sürecinde yarışı iyi analiz edip, stratejimizi ve tempomuzu ayarlamamız gerekiyor.

İŞARETLEME SORUNU, PARKUR DEĞİŞİMİ

10 km’lik asfalttan sonra Phaselis Antik Kente doğru koşarak patika ile buluştuk. Yarış brifinginde, 10 ve 18. km’lerde, saatimizdeki rotadan değil, işaretleri takip ederek devam etmemiz söylenmişti. Ancak, kısa süre sonra ön grupta koşan 4 arkadaşın işaretleri kaybettiğini fark ettim. Böylece ön grup ile aramdaki fark kapandı.

Aynı durumu arkamdakilerle de yaşadık. İşaretleri arayıp, bulduktan sonra tekrar rotaya girdik. Bu bölümde işaretlemeler çok iyi değildi. Birileri tarafından sökülüp yere atılmıştı. Gece olduğu için işaretleri bulmakta zorlandık. Saatteki rotaya yakın gidip işaretleri bulmaya çalıştık. Ara ara yolumuzu kaybetsek de Tekirova’daki ikinci kontrol noktasına ulaştık.

Yarış öncesi işaretlenen parkur 8 km değişmişti. Bence sitedeki rota değiştirilip yeni rota siteye yüklenmeliydi. Böylece, işaretler başkaları tarafından sökülse bile saatteki rotayı takip ederek yolumuzu daha rahat bulabilirdik.

AYAKKABINDA KUM VARSA TEMİZLE, DEVAM ETME

Yarışın bu bölümünde kumsaldan geçmiştik ve ayakkabıma kum girmişti. Kontrol noktasına ulaştığımızda yaptığım ilk iş ayakkabılarımı çıkartıp kumlardan kurtulmak ve çoraplarımı da temizlemek oldu.

Yarışın başında ayakkabınıza kum girerse mutlaka çıkartın. Çok az girse bile yapın bunu. Aksi halde, kum ayakkabınızın içinde hareket ederek kısa süre sonra ayağınızın su toplamasına neden olacaktır. 1 veya 2 dk kaybetmemek için yarışı terk etmek zorunda kalabilirsiniz.

Ön grubu yakalamak için hızlı bir şekilde kontrol noktasından çıktım. 500 metre sonra su mataramı kontrol noktasında unuttuğumu fark ettim. Hemen geri döndüm. Kontrol noktasına yaklaştığımda Hikmet Karakaya’nın kontrol noktasından ayrıldığını fark ettim. “Su mataramı alır mısın?” diye bağırdım, sağ olsun mataramı aldı. Hikmet’i bekledim ve beraber koştuk.

Patika ile buluştuğumuzda 6. sıradaydım. Yarışın Tekirova’dan Tahtalı Zirve’ye kadar olan kısmını önceki yıllarda koşmuştum. 62 ve 116 km koşacak arkadaşlar için asıl yarış 20. km’den sonra başlıyordu. Yarışın teknik ve bol iniş çıkışlı kısmı burasıydı.

YOKUŞLARI KOŞARAK ÇIKINCA FARK KAPANDI

20’den 33.8. km’deki Maden Koyuna kadar 3 tane 400 metrelik çıkış-iniş ve 1 tane 2 km’lik çıkış-iniş vardı. Bu kısmı koşarken kendimi çok iyi hissettim. Tüm yokuşları koşarak çıktım. Kısa süre sonra birinci sıradaydım.

Maden Koyu’na geldiğimde güneş doğmak üzereydi. Maden Koyu ile Çıralı arasındaki bölüm, yarışın en keyifli ama bir o kadar da zor kısmı. Güneşin doğuşu ile kafa fenerimi kapattım ve parkurun keyfini çıkartarak Çıralı’ya kadar koştum.

Çıralı’ya ulaştığımızda yaklaşık 2 km asfalt yoldan koşup Yanartaş kontrol noktasına ulaştım. Yanartaş kontrol noktasından sonra tırmanış etabı yavaş yavaş başladı. 53’üncü km’deki Beycik kontrol noktasına ara ara yürüsem de genelde koşarak ulaştım. Kontrol noktasına gelmeden Kemal Kukul (Abi) beni yakaladı. Kontrol noktasına beraber girdik. Bu kontrol noktası 116 km koşanlar için drop bag noktasıydı.

ŞEKERLİ ÇAY VE EKMEK KRİTİK!

Kontrol noktasına ulaştığımda ilk sorduğum soru “Çay ve ekmek var mı” oldu. Çünkü yarış stratejim arasında Tahtalı’ya tırmanmaya başlamadan önce bu kontrol noktasında iyi beslenmek vardı. Ayakkabı hariç tüm kıyafetlerimi değiştirdim. Yarış içerisinde kıyafetlerimi değiştirince kendimi yenilenmiş gibi hissediyorum. Koşuya yeni başlamış gibi oluyorum. Kıyafetlerimi değiştirdikten sonra çay ve ekmek arası kaşar peynir yedim. Normalde çayı şekersiz içmeme rağmen yarışlarda şeker koyuyorum. 3 bardak çay ve 4 dilim kaşarlı ekmek yedikten sonra kontrol noktasından ayrıldım.

Yarıştan sonra düşündüğümde, yarış boyunca vermiş olduğum en doğru kararın bu kontrol noktasında iyi beslenmek olduğunu görüyorum. Kontrol noktasında yaklaşık 15 dakika geçirdim. Bu kontrol noktasına kadar kontrol noktaları arasında sadece bir matara su ile koştum. Bundan sonraki bölümde hem sıcak hem de vücuttaki su kaybının artmasından dolayı iki matara suya geçtim. İki mataramı doldurduktan sonra kontrol noktasından ayrıldım.

Kontrol noktasına ilk gelmeme rağmen, 6. ayrıldım. Kontrol noktasından çıktıktan 2 km sonra bir restoran vardı. Restoranın oradaki çeşmede akan buz gibi suyu görünce yüzümü yıkadım. Mataralarımdaki suları boşaltıp bu sudan doldurdum. Tırmanmaya devam ettim. Tırmanışı bu yıl diğer yıllara göre daha iyi yaptım. Yalnız parkurun zemini bu yıl daha kötüydü. Çok fazla kaygan taş vardı. Çünkü pandemiden dolayı Likya Yolunda yürüyenler çok azalmıştı. Bu da zemini yürünemez hale getirmişti.

ÇAY YOK, ŞARJ YOK; ŞANS VAR, İYİLİK VAR

Tırmanış ile birlikte önümdekileri tekrar geçmeye başladım. Son 3.5 km’de ormanlık alandan çıkıp çardak alana geliyorsunuz. Çardak alana geldiğimde Kemal abi ile ikinci sıradaki Ukraynalı kadın sporcuyu görmeye başladım. Ukraynalı sporcu ile Kemal abi arasındaki mücadeleyi izleyerek zirveye doğru tırmanmaya başladım. Kadın sporcu bir ara farkı 50 metreye kadar düşürse de Kemal abi son 500 metre temposunu artırıp farkı açtı.

Zirveye ulaştığımda kontrol noktasında beslenip öyle inişe geçmeyi planlıyordum.  Noktaya ulaştığımda yine çay ve ekmek olup olmadığını sordum. Ekmek yoktu, çay hazır değildi. Kontrol noktasına gelen misafirlerden biri “İsterseniz mataramda çay var” dedi, kabul ettim. Biraz peynir, çubuk kraker yiyip, çay içip kontrol noktasından ayrıldım.

Kontrol noktasına ulaştığımda saatimin şarjı da bitmişti. Zirveden aşağı inerken 27 km koşan Mehmet Türkmen’den saatini istedim. Yarış tempomu ve kaç km kaldığını görmek istiyordum. Mehmet ile saatleri değiştirdik. İnişteki ilk 3 km’de parkurda çok fazla oynar taş olduğu için kontrollü indim. Kalın patika yola indiğimde yaklaşık 52 km kalmıştı.

BİR KEZ DAHA İŞARETLEME KRİZİ

Dizimden korktuğum için kontrollü koşarak inişe geçtim. Şehre inene kadar parkur neredeyse hep inişti. Şehre indiğimizde 6 km’lik teknik bir single track vardı ve ilk 3 km’sinde sıkıntı yoktu. Ancak 3 km sonra işaretler de yoktu. Büyük ihtimalle birileri tarafından sökülmüştü.

Mehmet’ten aldığım saatte rota olmadığından, rotayı bulmak için Polat Dede’yi aradım. Onun tarifleriyle sağa sola koşturduktan sonra işaretleri buldum. Ama bulduğum işaret hem sağa hem sola gidiyordu. Sola doğru devam ettim. İşaretleri takip ederek tekrar koşmaya başladım. İşaretler beni şehirden uzaklaştırıyordu. Doğru işaretleri takip etmeme rağmen şehirden uzaklaştığım için yanlış yöne gittiğimi düşündüm ve yürümeye başladım. Bu esnada Polat’ı tekrar aradım. Polat’ın tarifleriyle yolumu bulmaya çalıştım.

Şehre vardığımda son 2 km kalmıştı. Ve işaretler yine yoktu. Polat’ı yine aradım, bana finişin konumunu tarif etmeye çalıştı. 100 metre gittikten sonra İlçe Jandarma binasını gördüm. Oradaki uzman çavuşa finiş alanının yerini sordum. Bana, “Siz Mahmut Yavuz musunuz” diye sordu. Beni sosyal medyadan takip ediyormuş. Nasıl olup da 120 km koştuğumu çok merak ediyormuş. “Şu anda 116 km’lik bir yarıştaym ama son km’de finişi bulamıyorum” dedim. Finiş alanını bilmediğini söyledi. Aklıma Halil Aktan’ı aramak geldi, aradım, finişin konumunu sordum. Konum, Polat’ın tarif ettiği yerden finişe gidişi gösteriyordu. 400 metre koştuktan sonra işaretlemeleri gördüm. İşaretleri ve navigasyonu takip ederek finiş noktasından geçtim.  

GENEL DEĞERLENDİRME

Yarışı değerlendirecek olursam, işaretlemeler genel olarak iyi olsa da Phaselis Antik Kente ve 106’ıncı km’deki girmiş olduğumuz patikada sıkıntı vardı. Özellikle yarışın son km’lerinde işaret aramak zorunda kalmak mental olarak çok yıpratıcıydı. Kontrol noktalarındaki beslenme özellikle 116 km koşan sporcular için yetersizdi. Karbonhidrat alacağımız besin neredeyse yok gibiydi. Zirveden sonraki istasyonlarda sıcak su ve çay olacağı söylenmesine rağmen yoktu.

Kontrol noktalarındaki görevliler oldukça iyiydi, yardımcıydılar. Parkurun, ilk 20 km’sinin 14 km’si asfalttı. Aralarda asfalt koşuları olsa da Tahtalı zirveye kadar parkur single track ve patikalardan oluşuyordu. Zirveye ulaştıktan sonra kalan 54 km’lik parkurun neredeyse 45 km’si inişti. Bu inişin de yaklaşık 15 km’si asfalttı. İniş kısmında asfalt olan yerler sıkıcıydı. Aslında inişte koşmaktan keyif aldığım tek yer yaylada koştuğumuz 3 km’lik düz kısımdı. Manzarası çok güzeldi. Geçen yıllarda koştuğumuz parkur daha zor olsa da daha keyifliydi.

Yarışın en zorlandığım yeri iniş kısmıydı. Çünkü keyif alarak koşmadım. Sondaki 6 km’lik single track’te ise parkurdaki işaretlemeden kaynaklı olarak mental olarak çok zorlandım. Gelecek yıl ufak tefek dokunuşlarla daha iyi bir parkur olacağını düşünüyorum.

TEŞEKKÜRLERİM…

Başta Polat Dede olmak üzere yarışta emeği geçen herkese,

Yarışta malzeme desteği sağlayan Under Armour ve Garmin Türkiye’ye, sponsorum InBody Türkiye’ye,

Yarışa hazırlık sürecinde hazırlamış olduğu beslenme programı ile 6 kilo vermemi sağlayan eşim Uzm. Dyt. Ayşegül Yavuz’a,

Antalya’daki konaklama sponsorum Alicem Aktaş’a ve ulaşım sponsorum Halil Aktan’a,

Yarış içerisinde saatini bana veren Mehmet Türkmen’e,

Yarış raporlarımı edit eden Şirin Mine Kılıç’a (Sister),

Çok teşekkür ediyorum.


TAHTALI ULTRA SKY YARIŞ SONUÇLARI 2021

Kadınlar:

  1. Aylin Savacı Armador – 19:11:56

Erkekler:

  1. Mahmut Yavuz – 15:21:11
  2. Alper Dalkılıç – 18:20:46
  3. Savaş Lütfü Kara – 18:31:09

Diğer sonuçlar için : https://tahtali21.argeus.events/


RUNBO Sonuçlar:
116K TUS
Aylin 19:11:56 (Overall 4/19, Kadın 1/4, Cat 1)
Savaş 18:31:09 (Overall 3/19, Erkek 3/15, Cat 2)

27K TRS
Yusuf  05:39:15 (Overall 30/128, Erkek 29/102, Cat 16)

29K CMR
Selman 04:58:71 (Overall 31/78, Erkek 24/44, Cat 15)

Tahtali Run to Sky 2021 öncesi ekip ile yapılan canlı yayında parkurları konuştuk – 13 Mayıs 2021



Team Run.BO önceki raporlar:

2019 Tahtalı Berg Sky Race 2019 Mahmut Yavuz Raporu
https://teamrunbo.wordpress.com/2019/05/24/tahtali-berg-sky-race-2019/

2018 VK Yarış ve Gönüllü Raporu için:
https://teamrunbo.wordpress.com/2018/05/24/tahtali-turna-com-vk-2018/
https://teamrunbo.wordpress.com/2018/05/21/tahtali-run-to-sky-2018/

2017 Tahtalı Berg ve Ultra Sky yarış raporları için:
https://teamrunbo.wordpress.com/2017/05/28/tahtali-berg-sky-ultra-sky/

2017 Tahtalı Run to Sky 27K race report (in English!) find at below link: 
https://teamrunbo.wordpress.com/2017/05/28/tahtali-run-to-sky-2017/

2016 Tahtalı Run to Sky yarış raporu için:
https://teamrunbo.wordpress.com/2016/05/31/tahtali-run-to-sky-2016/