Latmos Ultra 45K

06.04.2019 – Bağarcık Köyü, Söke – Aydın
http://www.kosarakkesfet.com/etkinlikler/icerik/45K

Koşan Run.BO’lar: Aylin, Ersavaş, Selman (45K), Bike (17K)
Yazan: Ersavaş

Bike Kaptan’ın uzun yıllar önce ziyaret ettiği Latmos gezegeninde Limit Sensin! ekibi (LS!) yarış organize edince bize de çokça methedilen bu bölgeyi görmek için güzel fırsat olmuştu. İstanbul’dan geze geze, Aylin’i de Söke’den alarak Bağarcık köyüne vardık. Özellikle Söke – Çavdar – Bağarcık uzay yolunda manzaradan oldukça etkilendiğimizi ve serotonin patlaması molaları vererek ilerleyebildiğimizi söylememiz yersiz olmaz.

Bağarcık köyü meydanına vardığımız gibi öğrencisizlikten dolayı işlevini köy düğün ve alternatif işler merkezi olarak sürdüren eski ilkokul bahçesine kayıt ve kürek işlerimizi tamamlamak amacıyla konumlandık. Bu sene ilk kez gerçekleştirilen butik bir organizasyon olması sebebiyle 17K ve 45K yarışlarına toplam 150 civarı koşucu katılacak, dolayısıyla fazla bir kalabalık yok. İşimiz 5 dakikada bitiyor, yarım saat de ayakta goygoyumuzu yaptıktan sonra organizasyondan Elif hanım bizi evinde kalacağımız köy evine götürüyor.

Organizasyon Bağarcık köyü merkezli. 45K parkuru köyden başlayıp ring yaparak köy meydanında tamamlanıyor. LS! ekibinin seneler öncesinde bir dağcılık faaliyeti dönüşü gecenin bir yarısı bu köyden aldığı samimi destek, onlara burada bir etkinlik yapmak suretiyle hem bölgeye katkı yapmaya hem de farklı bir iş modelini denemeye itiyor. Köyde tahminen 200 kişi vardır yoktur, hepsi bir şekilde akraba. Fıstık çamı ve büyük baş hayvancılık ile uğraşılan oldukça sakin ve samimi bir köy. Telefon çekiyor, çekmiyor arası, bakkal felan yok. İlçeye minibüs, toplu taşıma yok.

Konaklama için köylülerin evinde bir odada yada ilkokul bahçesinde çadır atmayı seçebiliyorsunuz. LS! ekibinin belirlediği fiyatlar iki opsiyon için konaklama artı 3 öğün ilkokulda yapılan yemekleri kapsıyor. Tabii ki yaklaşık 1 saatlik sürüş mesafesindeki yerlerde kalıp (Söke, Milas, Aydın…) sabah start öncesi Bağarcık’a gelmeyi de tercih edebilirsiniz, paşa gönlünüz bilir.

Biz 5 kişi Morgül ailesinin hemen ilkokulun önündeki 2 katlı evinin alt katında odun, kozalak ısıtmalı odalarımıza yerleşiyoruz (evin salonu ve oturma odası). Aylin, Elif, Selman ve Bike ile beraber evin salon ve terasına çöküyoruz. Gelsin çaylar gitsin çam fıstıkları akşama kadar. Akşam uzun zamandır sakatlığı sebebiyle koşamayan RunBo Mehmet’in de Hüseyin abi ile beraber İzmir’den gelip bize katılmasıyla ilkokul bahçesinde yemek, brifing ve bolca goygoyumuza non-stop devam ediyoruz. Ha parkur mu? Biz de daha bilmiyoruz, tek duyduğumuz çok zor, koşmak mümkün değil, taşlar kaygan, dışarıdan büyük bölüme erişim yok, tamamını henüz pek koşan da yok Mahmut’dan başka. Mahmut da bizim için bir ölçek değil malum 🙂

Galaksinin derinliklerine doğru bir serüvene dalacağız gibi duruyor ki biz de aslında bunun için gelmiştik buraya. Yarın yağmur da beklendiği için telef olmayalım diye Mahmut birkaç kısmı sağ olsun yumuşatmış. Bakalım göreceğiz, kısmet.

Yer yataklarına ve kanepelere bayılmak suretiyle tükenen gecenin sabahına yağmurla uyandım, 0530 gibi okul alanında tereyağı, bal, peynir, zeytin, çay atıştırdıktan sonra çanta kıyafet hazırlığı ve start alanındayım. Start öncesi zorunlu malzemeler tek tek kontrol edilip onay veriliyor, aksi halde numaranız resmi startı alamıyor. İşlem tamam, 0700 itibariyle çiselemekle yağmak arası gidip gelen yağmur ile akıyoruz starttan Latmos gezegenine!

İlk kontrol noktası Bafa Gölü kenarında, Kapkırı’ya indikten hemen sonra yani 17K’da. LS! ekibi “o noktaya kadar kimse yarışı bırakmasın, bitirmek zorunlu arkadaşlar! Suyunuzu tam alın, dikkatli koşun, sakatlanmayın. Sadece 2 tane kurtarma eşeğimiz var!” deyince tabi görev bilinciyle herkes motive ve konsantre oldu 🙂

İlk kilometrelerde büyükçe kayalar ardından hep taşlı zeminde güzel güzel gidiyoruz, derken kayalar artıyor, zemin azalıyor! Sonra sadece kayalar ve biz, yol bitti. Aralardan, kenarlardan, üstlerinden, altlarından bir yerlerden geçerek, tutunarak, kayarak devam ediyoruz. Aslında baya eğlenceli, şu yağmur artmasa! Sonraki kilometrelerde kayalara ek olarak kral yollarına merhaba diyoruz. Kral Adammış Kral! Ne yol döşetmiş arkadaş, bütün parkurda belediyeciliği yüzyıllar önce konuşturmuş.

Adam koşulsun diye yapmamış tabi, yağdıkça yağıyor, kaydıkça kayıyor! Bak gene kaydım. Hele bir de benim gibi tabanı ekstra kayan ayakkabı ile geldiyseniz serüveniniz bambaşka bir eğlenceye dönüşüyor. Sert kayalar üzerine el, bel, omuz, kol vb. üstüne düşme keyfi! Parkurda en iyi kayma derecelerimi yapıyorum, Dominik Paris gelse el öpmek ister ama bana yetişemezdi.

Düşe kalka ilerliyorum, bir yandan etrafa bakmaya çalışıyorum çünkü inanılmaz bir manzara var, böylesini pek görmemişsinizdir. Öte yandan fazla da bakamıyorum zira her ıslak kaya sağlam bir düşme ihtimali ve neredeyse hep boulder hep kaya. Kafayı önümden kaldıramadığım bir ara ağaç dalına sağlam bir kafa attım, ben iyiyim ama siz asıl ağacı görecektiniz!! Derken biraz sonra da büyükçe bir kaya inişinde bel üstü düşerken kendisine çift dalma teşebbüsümden sonra RunBo Selman nedense beni bırakıp hızını iyice artırıp önümden kaçtı gitti 🙂

Dizlerim ağrımaya başladı, iyice çekiniyorum, inişleri yürümeye başladım. Göl kenarına gelip kısa bir düzlük koşusu sonrası 17K Kontrol Noktasına vardığımda Mahmut Yavuz’a ilk sorduğum soru parkurun devamında ne kadar böyle kaygan inişli kral yolu olup olmadığı oldu. Sağ olsun parkura inanılmaz emekleri geçen Mahmut beni o konuda ikna etmese gerçekten bırakmayı düşünüyordum. Yağmur hiç dinmiyordu ve bu kayma ile oluşan sert düşme ürkekliği ağrıyan dizlerle birleşince kaldığını tahmin ettiğim bol çıkışlı yaklaşık 30K çok zor biterdi ve fazla riskliydi.

Kontrol Noktası sonrası sahilden giden yaklaşık 3K parkurun en hızlı yol alınan yeriydi, sayesinde biraz kilometre yapmış olduk çok şükür. Hızımı aldım gidiyorum, kilit taşlarından yokuş yukarı gene dağ bayıra giriş yaptıktan hemen sonra öndeki arkadaşa denk geldim, işareti bulamıyordu ve yön arıyordu. Ben de bulamadım, o aşağılara bakarken ben de yukarılara çıktım. Artık hızımı nasıl aldıysam ve yöne inandıysam kaptırıp baya yukarı çıkmışım. Aşağıda kümelenen 3,4 koşucu bağırıyor yol burada diye ve tabi basıp gittiler 🙂 Bense lan buraya nasıl çıktım ben, aşağıya yol nerede diye söylenmeye başladım, bacaklar çizik çuzuk kıpkırmızı. Neyse offroad salıp kendimi aşağıya indim, asfaltta sahil yürüyüşü yapan Selman ile burada tekrar birleşip buradan yola devam ediyoruz.

Parkur çok sırtlarda, yer yer sık orman içi ve büyük kayalar arasında geçiyor, bu yüzden kol saati navigasyon ile kısa mesafede doğru yolu bulmak oldukça zor. Yolun yanlış olduğunu tepeye çıktıktan veya uzun mesafe aldıktan sonra anlayabiliyorsun bazen.

Mehmet Soyturk’un beklediği 25K civarındaki araç içi kontrol noktasına kadar çıkarak devam, parkur halen aşırı güzel, kral yolları en azından daha makul seviyede, halk yolları da mevcut. Arada bir soğuktan dolayı huzur indiğinde Mahmut Yavuz’un dizayn ettiği karbon sertliğinde dikenli otlarla bezenmiş suni patikalara girip kendine geliyorsun, buna da şükür. En azından kaymıyor 🙂 Çıkış, yağmur ve rüzgar yer yer üşütmeye başlıyor, yağmurluğun içi ter yaptı saatler içinde haliyle.

36K’daki son kontrol noktasına kadar aynı şekilde tırmanmaya devam ediyorum ama artık üşümeye başladım, rüzgar ve yağmur arttı, şapkadan bereye geçtim. Isınmak için yer yer yokuşları koşuyorum, hayalim son kontrol noktasında çorba içip çantadaki yedek tshirti giymek. Manzarayı izleye izleye biraz da söylene söylene yalnız başına devam. Saatler sonra köye varıldı ve KN görüldü. E ama bu da araçlı KN! Meğer önceki KN sonrasında kahveye girebilirmişiz, ben o bilgiyi atlamışım akşam. E donuyorum ama! Sağolsun KN’daki arkadaş aracın arka koltuğunu kullandırttı da yağmurdan korunaklı şekilde üstümü değiştirebildim. O dar alanda el kol tutulmadan bu işi yapmak aslında oldukça zaman kaybettirdi ve yordu ama sonrasında çok da iyi geldi. Mental olarak çok rahatlattı.

Buradan sonra bir 10K kadar daha koştuk, parkurun başlarına göre nispeten artık daha kolay diyebileceğim ama manzarasından zerre ödün vermeyen bu kısmı da parkurda kaybolmama gayretleri, yağmur ve biraz da sis eşliğinde tamamladım. Köye vardığımda duyduğum zil sesi okuldan mı yoksa karnımdan mı geliyor bilmiyorum, hiç de umurumda değil! Çok mutluyum 🙂 Okula dalıp ufak tefek bir şeyler götürdüm.
Ekibin gerisi, 17K grubu ile Bafa gölü kenarında aşağıda keyif yapıyormuş. Kaldığımız evin oğlu Mutlu ile eve geçtik, biraz muhabbet, üst baş değişimi sonrası tekrar okula yemeğe gittik Aylin ve eşi Ediz ile. Gidiş o gidiş, akşam ödül törenine ve hatta sonrasına kadar yemeye devam 😦 Pilavlar, makarnalar, kızartmalar, soslar, dana etli keşkek, salata, helva, çay. Bak yazarken acıktım gene.

Ödül töreni sonrası köyden ayrılan arkadaşları yolculayıp bir miktar daha yiyip içtikten sonra son gece kalacağımız evimize, yer döşeklerimize dönüyoruz. Takip eden günün sabahında okulda yağlı ballı kahvaltı ve eve dönüş yolları.

Parkurdaki emekleri, bu yarışı inisiyatif alıp organize ettikleri, köy halkı ile güzel ilişkileri, yardımları ve çevre duyarlılıklarından dolayı Limit Sensin ekibine ve ayrıca
bizi KRAL gibi ağırlayan Latmos Kralı ve Bağarcık köyüne gönülden teşekkür ederiz.


RUNBO Sonuçlar:
45K (+2000m)
Aylin        07:36:08 (Overall 8/40, Kadın 1/7, 40+Cat 1)
Ersavaş    07:19:00 (Overall 5/40, Erkek 5/33, 40+Cat 1)
Selman    08:23:47 (Overall 18/40, Erkek 16/33, 40-Cat 6)

17K (+600m)
Bike       04:22:37 (Overall 71/86, Kadın 23/32, 40+Cat 8)


Latmos Ultra 45K Team Run.Bo Parkur Derleme Videosu:


Reklamlar