Çekmeköy Winter Challenge Kış Ultra Maratonu 2018

Çekmeköy Winter Challenge Kış Ultra Maratonu, 53K
14 Ocak 2018

Koşan ve yazan Run.BO: Savaş Lütfi

Kısa bir Hafta sonu Kaçamağı

Hafta sonu için hem aile ziyareti hem de antrenman niyetiyle, görev yaptığım Diyarbakır’dan gelerek Çekmeköy Ultra Trail Kış Maratonu’nun 53K’lık koşusuna katıldım. Çömez bir ultracı olarak önümde Bakiye Abla gibi bir örnek olması, üstelik onun organize ettiği bir yarış organizasyonu içinde olmak apayrı bir mutluluk ve büyük bir nimet.

14 Ocak Pazar sabahı start alanında Team Run.Bo ekibinden Bike ve ben yarış için hazırdık, Ersavaş ve Cem Ayhan kendileri yarışa katılmalarsa da yanımızdaydılar. Cem ısınmamız için kahve, hem de seçenekli olarak sütlü ve sade olarak hazırlamış, servis yapıyordu.. O ayaz mı ayaz havada ayılmak için bir sebep daha. Ultra camiası Bakiye ablanın organizasyonu sayesinde yine bir aradaydı, uzun kayıt kuyrukları bir türlü bitmek bilmiyordu.  Start alanında kayıt işlemleri uzadıkça epey bir üşüdük ve ısınmak için olduğumuz yerde hoplayıp zıplarken sonunda beklenen an geldi çattı. Bu yıl, Race Time Keeper çipli sistem kurmuştu, kırmızı halının üzerinden geçip start aldık. Kalabalık grubun arkasında başlamıştım, ilk metreler sert çıkış ile yukarıya doğru ilerlemeye başladık. İlk kilometrelerde çok üşüdüğüm için ayak bileğimden aşağısını hissetmedim ama koştukça ısınıp hissetmeye başladım, benim için oyuna geri dönüş zamanıydı. Kalabalık içerisinde kendimi bir labirentte gibi hissettim. Sağa, sola zikzaklar çizerek ilerlemeye başladım. Yavaş yavaş tempomu artırıyordum. Kendime ileride koşan birini hedef koyup ona yetişmek için çabalıyordum, kendimce bir çeşit oyun oynuyordum. Görev yaptığım yerde yokuş olmadığı için sadece düz koşu antrenmanı yapabiliyorum, buradaki yokuşlar benim için ayrı bir antrenman oluyordu, çölde su bulmuş adam gibi orman ve tepeler benim için adeta bir vaha idi, İstanbul’daki arkadaşlar ormanınızın kıymetini bilin! İçimdeki çocuk koştukça coşuyordu. Kontrolsüz güç, güç değildir. Kendimi kontrol etmek için doğrusu, bayağı bir çaba harcıyordum. Önümde temposu yüksek bir kadın ilerliyordu, kendime yeni hedef olarak onu seçtim, koşu tekniği çok iyiydi, kendimi ayarlayıp hafif hafif tempo yaparak onu yakaladım ve adının Sibel Adıgüzel olduğunu öğrendim koşucuyla aramızda tatlı bir rekabet başladı, bazen ben onu, bazen de o beni 30K ayrımına kadar tempolu bir şekilde taşıdı.

Buraya kadar koşu masal gibiydi, parkur gayet düzgün koşulabilirdi. Ne olduysa 53K koşacaklar sağdan devam dediklerinden sonra başladı. Bakiye Abla “eee ultra koştum demek öyle kolay değil” demek istemiş olmalı, parkur bu noktadan sonra tam bir  ultra dersine dönüşüverdi. Muhteşem zorlayıcı bir parkur seçmiş Bakiye Abla, 30K dan sonra biraz tempomu düşürüp ekonomi moduna geçtim. Buraya gelirken hep kaybolacağım endişesi vardı ama işaretlemeler ve yönlendirmeler gayet güzeldi. Hatta gülen oklar çok hoş bir fikirdi.. Yavaş yavaş yorgunluk ve açlık baş gösterince bir şeyler atıştırdım, bu arada yavaş yavaş çamurlarla mücadele başladı. Benim için en kırıcı nokta 37 ve 38’inci kilometreler olmuş, olmuş diyorum çünkü Strava (*) kayıtlarına göre burayı 28 dakikada geçmişim, benim kafam tam da burada gitmiş, halbuki koştuğumu sanıyordum! Ultranın cilveleri olsa gerek! 🙂 Düzlükte kendime gelip hızlanmaya başladım, parkur o kadar ilginç ki orman içinde ilerliyorsun, çisenti başlıyor, biraz yukarılara çıkıyorsun doluya dönüyor, biraz daha tırmanıyorsun kar oluyor, aşağıya iniyorsun sıcak, bu sefer terliyorsun. Kalın kıyafetle başlamıştım, ısınınca tişörtle koşmaya devam ettim, karı ve tipiyi yiyince de yağmurlukla bitirdim. İlk başlarda su birikintilerinin sağından solundan geçiyordum, ta ki görünürde bir karış su birikintisi gibi durduğunu yanılsadığım çukura gelinceye kadar, kenarından geçeyim derken bastığım toprak kayınca suyun içine giderken ya rabbim sana geliyorum dedim, su belim hizasında kalınca, nasip değilmiş deyip çukurun kenarındaki çalı çırpıya tutunarak kendimi anca kurtarabildim. Islanınca ve rüzgarın etkisiyle de bacaklar taş gibi oldu. Kaslarımı ısıtıp hızlanabilmem herhalde yarım saatimi aldı. Bundan sonraki sulardan ve çamurlardan artık çekinmeye gerek yoktu, olan oldu zaten deyip devam ettim. 41 ve 49’uncu kilometreler arasındaki yokuşlar ve inişler bir efsane, çıkarken resmen pati çekiyorsun, inerken de bu sene kayağa gidemedim diye üzülmene gerek yok, bu parkurda her türlüsünü telafi ediyorsun 🙂 Kirlenmek güzeldir, çocuk olduğumu hissettim, mutlu oldum ve her seferinde Bakiye Ablamın kulaklarını çınlattım.  Vücut ısım her düştüğünde, yanımda getirdiğim keçiboynuzu pekmezini içtim, normalde bu kadar tatlı beni rahatsız ederdi, bu sefer hiç etkilemedi. Her koşulun vücutta farklı bir tepkisi oluyormuş, bunu da öğrendim. Koşunun son kilometrelerinde kendimi Bakiye Ablanın meşhur çorbasıyla motive ettim. Uçarak bitirip hemencecik sıcacık çorbaya yumuldum. 🙂

Yarışı ağzım kulaklarımda bitirdim, yaşadığım her durumdan ayrı bir ders ve keyif aldım. Kısacık bir parkurda bizlere her şeyi yaşatabilen, aslında koskocaman bir ultra sığdıran Bakiye Ablamın ellerinden öper tekrar tekrar teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bizlere sımsıcak bir koşu ortamı sağlayan destek ekibine ve bu ortamı samimileştiren koşucu arkadaşlara da  teşekkür ederim. Şahsım adına yalnız koşmayı çok sevmeyen bir kişi olarak burada en çok aradığım şey ortağımdı.

 Alınan dersler:

  • Soğuk havada koşarken vücut ısısını muhafaza edebilmek için uygun kıyafetler seçmeli, değişen hava şartlarına gecikmeden uyum sağlanmalı ki hipotermiye maruz kalınmamalı.
  • Bacaklarımızın üşümesini önemsemeyiz, uçlardaki aşırı termal değişimlere maruz kalan kaslarımız zamanla esnekliğini kaybederek sertleşiyor, bunun sonucu fazladan yıpranıyorlar. Önlem olarak rüzgar ve su geçirmeyen pantolon kullanılabilirdi.
  • Çamurlu dik yokuşlarda tırmanıp inmek için baton kullanımı faydalı olacaktır.
  • Vücut enerjimizi korumak için muhakkak yanımızda uygun gıda bulundurmalı.

(*) Savaş Lütfi Kara olarak Strava’da tüm antrenman ve yarışlarının kaydı bulunmaktadır. Ayrıca Team Run.BO’lar da Club’lar arasında kapalı grup olarak Strava’da yer almaktadır.

Çekmeköy Ultra 53K parkurunun kaydı için:

https://www.strava.com/activities/1357349532/shareable_images/map_based?hl=en-US&v=1515952457

Team Run.Bo Sonuçlar:

54 km, 1500 m+
Savaş 06:57 (Overall: 8/20 Finisher)
15 km, 360 m+
Bike 01:38 (Overall: 59/97 Finisher)

Reklamlar