BODRUN 2016

BodRUN Ultra, 26.11.2016
Katılan Run.Bo’lar: Aylin, Bike, Ersavaş, Mehmet, Savaş, (50+3K)

Aslında nasıl başlasam bilemiyorum, balıkçılar gibi vira bismillah deyip, bakalım ağımıza ne takılacak. Bodrun, benim TEAM RUN.BO olarak koştuğum ilk yarış oldu. O yüzden bendeki yeri her zaman ayrı olacak. Yarış öncesi bir çok sebepten koşu antrenmanlarımı yapamadım, bu nedenle kendimden öyle aman aman bir performans beklemiyordum. Bu yarış için daha çok dağlara gideyim de dertlerimi onlara anlatıp rahatlayayım kafasındaydım.

Uçakla Cuma günü Bodrum’a ulaşıp ilk önce organizasyonun ayarladığı Mandarin Resort otele yerleştim. Hemen yarış kaydımı yaptırmaya gittim. Organizasyon ekibi her zamanki güler yüzleriyle karşıladılar. Kayıt işlemleri bittikten sonra, karton paket içinde, o güzel katılım tişörtlerinden verdiler. Aynı zamanda Bodrum ’a da ilk gelişim, ulaşımda hiç bir sıkıntı çekmedim ve her şeyi elimle koymuş gibi buldum. Ekipten ilk gelen Aylin’di, akşam beraber makarna partisine katıldık, Bike ve Ersavaş da  koştura koştura bize yetiştiler. Yarış brifingimizi alırken güzergah işaretlemelerindeki şeritler, mavi, kırmızı ve beyaz çizgiler derken kafamız birazcık karıştı 🙂 Üzerine de koşu esnasında müzik dinleme yasağı uyarısı gelince doğal olarak motivasyonda biraz sarsılmalar oldu. Mahmut (Yavuz) %95 koşulabilir %5 teknik bir parkur olduğunu brifingde söyleyince kafada yaldır yaldır koşarız düşünceleri oluştu. Fakat şunu da öğrenmiş oldum, bir profesyonel ile başlangıç seviyede koşucunun algılama ölçüsü çoook farklı! Sonrasında geceyarısına az kala ekipçe aç olan karnımızı doyurduk ve muhabbet ettik. Otelde Aylin bize çanta yerleşim kursu verdikten sonra artık dinlenme faslına geçtik.
Sabahın ilk ışıklarıyla hazırlanmaya başladık demek isterdim ama ortada ışık mışık yoktu 😉 Saat 05:30 da kahvaltı faslını atlatıp başlangıç noktasına ivedi gitmek için can atan Run.Bo’lar olarak hafif tempoyla koşturarak yola koyulduk. Başlangıç noktasına vardığımızda her şey yarış için hazırdı, tabii biz de hazırdık. Başlama sesi ile saat tam 07:00’de kalabalık sanki bir nehir gibi akmaya başladı. Bu yarışta, bir çekirge olarak tempomu tecrübeli bir koşucu olan Aylin’e göre ayarlamaya karar vermiştim. Koşu esnasında o farkında olmasa da ondan çok şeyler öğrenecektim. Tempomuz Bike ve Ersavaş’a göre yüksek olduğu için onlardan kopup ilerlemeye başladık. (Ersavaş Edit: Lütfen yazilarda takimdaşlari ezmeyelim, çok ayip :)) Küçük bir şehir içi turundan sonra yavaş yavaş kendimizi Bodrum’un doğasının içine bırakmaya başlamıştık. Bu arada koşan arkadaşlarımızla da küçük sohbetler etmeyi ihmal etmiyordum. Koşarken çok konuşup, dikkat dağınıklığı yaptığım için ustadan (Aylin) ikazlar almaya başlamıştım bile 🙂 Güneş ufukta yükselirken bizler de Bodrum’un tepelerinde yükselmeye başlamıştık. Işıklar, renkler, manzara beni baştan çıkartıyor, zaman zaman nereye bastığımın farkına varamayıp tökezlememe neden oluyordu. Tecrübeli koşucu Abilerimizden olan Ferda Falay, “Koşarken ne yapıyormuşuz, önümüze bakıyormuşuz Savaş” 🙂 diye tatlı tatlı uyarmasıyla önümdeki patika yola konsantre olmaya çalışsam da nafile, dağ kekiği kokusu beni kendimden geçiriyordu.

İlk 7K kontrol noktasından sonra güzel bir tempo yakalamış ilerliyorduk. Bu arada, kadınların biz erkeklerden ne kadar daha dikkatli şekilde önünde koşanları izlediğini görüyordum. Kendi aralarında tatlı bir rekabet vardı. Usta Aylin, temposunu müzik dinleyerek ayarladığı ve son anda yasaktan haberi oldugu için biraz konsantrasyon sorunu yaşıyordu ama bununla mücadelesi benim için ders niteliğindeydi. Kısa ve seri adımlarıyla çok hızlı ilerleyebiliyordu. Fakat yokuş aşağı taşlık bir patikadan tempolu bir şekilde inerken olan oldu, Aylin taşa takıldı ve çok sert düştü. Elleri ve sağ dizi kötü bir şekilde yaralandı. Ben olsaydım herhalde uzun bir süre yürüyüp kendime gelmeye çalışırdım ama o yerden kalkıp bir şey yokmuş gibi hemen koşmaya başladı. Güçlü bir iradeye sahip bir insanın nasıl davrandığını gözlemliyor ve hayranlık duyuyordum. Daha yiyecek çok fırın ekmeğim vardı. Ayrıca koşu teknikleriyle ilgili bilmiş (artık ne biliyorsam) konuşmalarıma da sabır gösterdiği için ayrıca teşekkür ediyorum, bazı şeyler yaşanınca anlaşılıyor.

İkinci kontrol noktasındaki (16K) ufak su ve gıda molasından sonra yola devam! Tempomuzu hafif hafif arttırarak ilerlemeye devam ederken birer ikişer yarışçıları geçiyorduk. Bazıları bizimle tatlı bir rekabete giriyordu. Bu arada gözlerimiz işaret şeritlerinde ve mavi boya takibinde idi, önümüzde koşan biri çok kötü düşmüş ve inliyordu. Aylin doktor refleksi ile kaburgalarında kırık ve çatlak var mı diye kontrol etti ve bir şeyinin olmadığını anlayınca yola devam etme kararı aldık. Hızlıca eski tempomuza geri dönüp ilerledik ama bu dikkat dağılması bize biraz pahalıya mal oldu, düşen arkadaşı kontrol ettiği yerden sağa dönüş olduğunu fark edememişiz şeritlerin olmadığını ve mavi boyayı göremediğimizi anlayıncaya kadar 1K gitmiştik bile geri dönüp şeritleri aramaya başladık. Kaybolmuştuk, bu ultra maratonların doğasında vardı ama bizim doğamızda yoktu, bizim için korkulan başa gelmişti. Yolu bulup devam ettik ama moralimiz bozulmuştu çünkü çok zaman kaybetmiştik. Bir ders daha, her durumda yola devam edebilmelisin. Çok geçmeden patikadan asfalt yola çıkmış ilerliyorduk ki arkamızdan bize seslenenleri duyduk gene sağa dönüşü kaçırıp 500 metre ilerlemiştik. Anlaşılan biz bugün çokça kaybolacaktık. Korktukça başımıza geliyordu.

Üçüncü kontrol noktasını (25K) da çok rahat geçmiştik. Kendimizi gene yokuşlara vurmuş ilerlerken, tepelerden Bodrum’un beyaz sitelerle bozulan doğallığını üzülerek seyrediyordum. Zeytin ağaçlarının içinden ilerlemeye başlamıştık doğanın güzelliğini hayranlıkla izliyordum, bazen de sadece izlemekle kalmayıp taşa, toprağa, ağaçlara dokunuyordum. Bu, benim de onların bir parçası olduğumu hissetmemi sağlıyordu. İçimde tarif edemediğim bir mutluluk yaşıyordum. Oysaki ben buraya ağlamaya gelmiştim. Doğanın kalbinde, dostlarımla yan yana beraber aynı şeyleri paylaşıyor olabilmek beni üzüntülerimden, dertlerimden alıkoymuş hatta mutlu etmişti. Team Run.Bo’ya nasıl teşekkür etsem ki? Neyse çok duygusala bağladım 🙂 Aylin’in dizi gerçekten canını yakıyordu. Zaman zaman yavaşlıyor, beni de yavaşlattığını düşündüğü için gitmemi söylüyordu ama zaten ben de daha fazla hızlı gidecek güç yoktu; bir ders daha: antrenmanlar önemli, olmazsa olmaz, yoksa o mesafeler bitmiyor. Çok dik bir yokuş inmeye başladık, git git bitmiyor, sanki yerin merkezine indik… Tabi burada diz kapakları çok zorlanıyor; al sana bir ders daha, yokuş aşağı nasıl inilir?

Dördüncü kontrol noktasına vardığımızda 35K’yı tamamlamış olduk. Bende yorgunluk belirtileri varken, Aylin’e bakıyorum, sanki koşuya yeni başlamış gibi durumu gayet iyi, hızlıca su ve gıda ikmali yapıp kontrol noktasından ayrılıyoruz. Bu esnada kontrol noktasına İzmir’de beraber koştuğu Mehmet KAÇAR giriyor: “Aylin abla ben sana ne dedim, senin ya ensende yada yanında olacağım” diyerek aralarında olan küçük bir iddiayı hatırlatıyor. O da arkamızdan bize yetişerek yarışın kalan ikısmında bize eşlik ediyor. Bir ara asfaltta olan mavi sağa dönüş işaretini görmememiz nedeniyle yolumuzu 700 metre daha uzattık, korkularımız kabusumuz olmuştu. Kaybolmaya iyice doymuştuk, yeter artık diyor, dip yapan moralimizi yükseltmeye çalışıyorduk. Parkur çok taşlıktı ve yanlış ayakkabı seçimimden, taşlar ayak tabanlarıma şiddet uyguluyordu. Bir ders daha! Koşu parkurunu iyi analiz etmenin gereğini öğreniyordum. Yavaş yavaş sahil kenarına paralel koşmaya başlıyoruz, bakir koylar, deniz muhteşem manzaralar sunuyordu. Bir ara Mehmet “Aylin abla farz et, gene kaybolduk şurada bir yarım saat denize girelim” 🙂 🙂 dese de Usta, yola devam, durmak yok deyince başımızı öne eğdik ve koşmaya devam ettik :). Son 15K’da, karşı yönden gelen 23K koşucularıyla karşılaşmaya başladık, karşılıklı tebrikleşmelerle morallerimizi yükseltiyor olmamıza bayılıyordum, kendimin daha çok insanileştiğini hissediyordum. Ultraların ustası Aylin öne geçmiş bizi arkasından sürüklüyordu. Bizim enerjimizin ibresi sıfıra doğru ilerlerken onunki sanki yukarı doğru gidiyordu.

42K’da olan son kontrol noktası bir türlü gelmek bilmiyordu. Tırmanışlar antrenmansız olunca yormuştu, düşünceler ve hareketler bulanıklaşmıştı. Son bir gayretle son kontrol noktasına geldik. Su ve meşhur mandalina gazozundan içtik. Vakit kaybetmeden yola koyulduk. Kalan yaklaşık son 12K kolay geçmeyecekti. Aylin bilgi ve tecrübesini öne geçerek konuşturmaya başladı. Bitiş çizgisine kadar da ne kadar kontrollü ve bilinçli hareket ettiğini gördüm. Bitiş çizgisine hep beraber girdik. Evet bir yarış daha burada bizim için sona ermişti ama arkamızda Ersavaş ve Bike yarışa devam ediyorlardı (Ersavaş Edit: Bak gene!!!). Koşu bittiğinde çok karışık duygular içindeydim, mutluydum ama aynı zamanda hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyordum. Her yarışta yeni dostlar ve yeni şeyler öğreniyordum ve galiba beni cezbeden buydu. Bir ultracıdan öğrenilecek çok şey olduğunu gördüm bu yarışta. Bilgisini ve tecrübesini esirgemeden aktaran Aylin’e bir kere daha saygılarımı ve teşekkürlerimi sunmayı borç biliyorum. Bilmediğimi beni kırmadan bana anlatmaya çalışırken bazen sabrını çok fazlaca zorlamış olabilirim :). Bike ve Ersavaş’a da sıcak dostluklarıyla hoş anlar geçirmemi sağladıkları için sonsuz teşekkür ediyorum. 🙂
Team Run.Bo, iyi ki varsınız.
Yazan Run.BO: Savaş

RUNBO Sonuçlar:
Aylin: 07:55:35 (Overall: 33/70, Gender: 6/17, Gender+Age: 2/8)
Bike: 10:22:19 (Overall: 60/70, Gender: 15/17, Gender+Age: 7/8)
Ersavas: 09:00:30 (Overall: 47/70, Gender: 38/53, Gender+Age: 13/18)
Mehmet: 07:55:35 (Overall: 33/70, Gender: 28/53, Gender+Age: 7/18)
Savas: 07:55:35 (Overall: 33/70, Gender: 28/53, Gender+Age: 12/18)


TEAM RUNBO YARIS ORGANIZASYONU DEGERLENDIRMESI


Kriter Puan
(min 1 -max 5)
 Ek Not

1


Yarış Hakkında Yeterli Bilgilendirme


4


 

2 Fuar alanı 3
3 Drop Bag Organizasyonu N/A  Kullanmadik
4 Yarış Transferleri N/A  Kullanmadik
5 Start Organizasyonu 5
6 Parkur Manzarası ve Güzelliği 4
7 CP besin / su ikramları 5
8 Finisher Madalyası 3
9 Yarış T-Shirtü 4
10 Seyirci İlgisi 1
11 Yarış Sonrası Hizmetler (Duş, masaj, kabinler, yeme içme) 1
12 Yarış Fotoğraf Hizmeti 2

TEAM RUNBO ORGANIZASYON ORT. PUANI: 3.2

img-20161126-wa0029 fb_img_1480273248417

Reklamlar