Iznik Ultra, Derbent Patika Kosusu 15K

İznik Ultra, Derbent Patika Koşusu, 15K
16.Nisan.2016
Katılan Run.Bo’lar : Bike, Ersavaş

f028dd4e-aefe-47cc-94ec-475b0a9f5b30Koşmaya başladığımızdan beri, yeni tanıştığımız hemen herkesin bize yönelttiği nerdeyse ilk birkaç sorudan biri : “İznik Ultra’da koştunuz mu?”  olunca, insan ister istemez bu prestijli yarışmayı koşmayı merak ediyor… Manavgat Ultra artık gerimizde kalmıştı, ama bize önemli mesajlar vererek. İznik Ultra’nın en kısa ultra mesafesi 50k’yı koşmanın bizim için henüz erken olduğunu artık biliyorduk. Yapabilirdik, ama telef olma ihtimalimiz daha fazla idi… Talih midir talihsizlik mi bilinmez, is seyahati programimiz da bizim 50k’ya yetismemize izin vermiyordu. Bu sefer icin en uygunu, 15k uzunluğundaki  patika koşusu olacaktı. Kayıtların kapanmasına günler kala, bir yandan da ayaklar ve beyin 50k’yı merak etse de, 15k’ya kayıtlarımızı yaptırdık. Hic yoktan iyidir 🙂 Yarış gününe kadar da geçmiş yılın videolarını izleyip, kendimi  fena halde gaza getirip, neden 50k’ya fırsat vermediğime de bol bol kahroldum…

170b73a9-8e7f-4451-aef3-b8c9d71687d1Sevgili patika koşularına gönül veren dostlar. Bu yazıdan tek dikkate alacağınız şey varsa o da şu olsun. Söz konusu İznik Ultra ise, hele ki zorlasan parkur ve hava sicakligi nedeniyle sakın ola ki gaza gelmeyin. Potansiyeliniz neyse o, kendinizi yapabilirimlerle kandırmayın, aceleye gerek yok. Aklınızı başınıza baştan alın, sakatliklara mahal vermeyin. Hani eğer yürüyerek de olsa bitiririm diyorsanız o mesafe öyle bir mesafe ki yürüyerek bitecek gibi de değil! Kulağınıza baştan kocaman bir küpe olsun.

4470bf98-234d-41af-8a2a-ff8609ba0f19Is seyahati programlarindan dolayi ancak yarış günü sabahi erkence İstanbul’dan yola çıktık. Bunca yıldır İznik’in köylerine, tepeden göl manzaralı pek çok yürüyüş parkurumuza da ev sahipliği yaptığı için çok aşinayız. Ancak nedense göl kenarına hiç inmemişiz.  Yarış organizasyonu da hemen Liman Mevkii denen göl kenarındaki fenerin karşısında bir alanda. Etkinlik alanının bir ucunda, çadırla konaklayan yarışmacıların olduğu alan, sırayla wc’ler,  kürsü, organizasyonla ilgili herşey ve finiş -hepsi bir yerde. Hatta göl kenarında bir kafe bile var bu alan içinde… Kompakt ve güzel bir ortam. Yarışa 2 saat kala kitlerimizi teslim alıp, cafede bir tost  atıştırıp, bizi Derbent Köyü’ndeki start noktasına taşıyacak servise bindik.

813616a6-bc5d-4d05-9ae8-a9243ebcc849Derbent Köyü’ne vardığımızda, güneş çoktan tepemizde, acımasızca yakmaya başlamıştı bile. Yarışçılar ağaç gölgelerinin altına sığışmaya çalışıyorlar, köy meydanındaki kahvehanede rengarenk giyinmiş koşucular köyü işgal etmişti. RedBull dj aracı, start noktası kalabaligi filan herhalde köy bu kadar rengi ve gürültüyü bir arada görmemiş, duymamıştır. Zaman geçirmek için köyde kısa bir tur attık. Evinin önündeki bahçeye masa kurup, çay demlemiş teyzeler yarışın başlamasını bekliyorlardı. Bu kadar tonton bir manzara herhangi bir yerde olamaz. İçim eriyor. Hakikaten unutulmaz bir kare olarak hafızama kazınıyor.

bd50cbc8-8bf5-4a8e-b92d-bb9d6fc219a915k parkurunda kaymakam da bizimle beraber start alıyor. Helal olsun. Sonra kendisini finişe  gelirken de alkışladık. Sonuna kadar koştu vallahi, şahidiz.

Yarış tam 13:30’da start alıyor. Ancak normal şartlarda, sabah başlayanların en iyi koşanlarını biz start almadan, son CP olan start istasyonunda görmeliydik. Ancak gelen giden henüz olmayınca eyvah parkur fena zor galiba çığlıkları yükseliyor içimizden. Sonra yine aynı iç ses cevap veriyor. Altı üstü 1.5 saat koşacaksın, neyin tasası bu? En kötüsü ne olabilir ki? 1 saat 40-45 dakikada bitirmek!

Ve… kafada bu düşüncelerle başlıyoruz.

ce5278e7-1713-4889-af98-e21c7219d2e8Yarış, yokuş aşağı başlıyor. Köyün arkasına geçer geçmez, hemen İznik Gölü manzarası ayaklarımızın altına seriliyor, yemyeşil bir tablo içinden beliriveriyor. Yokuş aşağı olunca, millet basıyor. Halbuki daha çok başındayız. Yine temkini elden bırakmamakta fayda var. Her zamanki gibi 4.5 pace’imle iniyorum asfaltı. Sonra patikaya bağlanıyoruz. Patika da yokuş yukarı başlıyor, tepede Hande karşılıyor bizi. “En güzel pozunuzu verin” diye kocaman gülümsetiyor.. Hava sıcak ve ağzım çok kuruyor. Yanımda 1 lt su var, yolda köy çeşmeleri dışında su tedariği yok. Çok rahat idare ederim.  Zaten artık daha tecrübeliyim, eskisi gibi kendimi over-hydrate edecek kadar su içmiyorum. İznik gölü bir beliriyor, bir kayboluyor solumuzda. Bu manzaradan daha iyilerini gördüm, sarılmıyorum hemen  fotoğrafa… Belki daha iyisi çıkar, nefesimi kesen bir manzara, o zmn durur çekerim diyorum kendime. 2.5k’ya geldiğimizde karnımın açlığını fark ediyorum dehşetle. Tarla içine girdiğimizde, yedek olarak aldığım balı hemen tüketmeliyim kararı veriyorum. Yoksa fena yorulacağım, risk alamam. Tarladan çıkıp da, yokuşun eğimi bittiğinde, dar patikaya giriyoruz, hemen balı kırıyorum. Neyse korktuğum gibi daha fazla susatmıyor, tersine çok iyi geliyor. Çok isabetli bir karar vermişim! Bu beni en az 5k idare eder.

Patikada birden aralar çok açılıyor. Önümdekini gözümün önünden kaybetmemek istiyorum. Kendimle ve sıcakla ancak mücadele edebiliyorum, bir de kafamı acaba kayboluyor muyum endişesi ile doldurmak istemiyorum.

Önümdeki basıyor, ben de basıyorum.

6883de4f-49c6-4889-8cce-69bb9f9112da7k’da parkurda dik inişler olacak, orada nasılsa rahat koşarım gibi kendimi bilmez bir rahatlıkla devam ediyorum. İnişler başlamadan daha yere yuvarlanıyorum. Ayağım, ayağıma dolanıyor yine. Neyse hiç hasar yok, kalkıp devam ediyorum. Bu arada sıcaktan dolayı 1 saat dolmadan tuz tabletimi almaya karar veriyorum. 49.dakikada tuzu alıyorum. Enerjim düşmeye başladığında , o korkunç dik inişler de başlıyor, enerji jeline saldırıyorum bu sefer (isabet, zamanı da gelmişti). (Sevgili dikkatli okur, enerji jellerini hiç sevmediğimi bilir, 6 aydır  ilk defa bu yarışta enerj jeli kullanıyorum tekrar. Bu sefer markayı değiştirdik, daha pahalı bir ürün, midemi o kadar bulandırmayacağını umut ediyorum!) İnişler çok fena. Bir kere daha yuvarlanıyorum. Ama bu sefer eğim daha fazla olduğu için, ilki kadar şanslı değilim, dizim ve avucumun içi çok acıyor düştükten sonra. Hızlıca bakıyorum, önemli bir şey görünmüyor, o zaman devam! En iyisi hızımı düşürmek, hatta yürümek bu inişlerde! Bir gün biri yokuş aşağı yürüyeceksin dese hayatta inanmazdım! Kafamı gözümü kırmadan bitse şu iniş! Arkamdan beni geçen 6-7 kişi oluyor yokuşu inerken. Neden herkes rahat da ben inemiyorum hızlıca bu inişi?!

6a63c87d-04b8-4761-a03a-4176ac2f69d4Eğim bittiğinde patika da bitiyor. Ohh çok şükür! Saatime bakıyorum. Tam 10k’dayız. Bundan sonrası düzlük. Köye girip , çıkıyoruz. Çocuklarla selamlaşıyoruz. Gopro’yu artık cebimden çıkarabilirim. Etrafım zeytin ağaçları, bağlarla sarılı… En sevdiğim manzaralar bunlar. Fakat düzlük asfalt olunca, patika ayakkabısıyla koşmak tam bir işkence. Pace’imi 6.2’a sabitliyorum. Robot gibi koşmaya başlıyorum. Yorulunca 6.3-6.4’e düşüyorum. Dinlenip tekrar 6.2’ye çıkıyorum. Asfalt, sonra bizi İznik’in içine götüren daha geniş bir asfalt ile birleştiriyor. 01705820-0571-4960-9303-f467062204eeBağlantılarda polislerin desteği ile geçiyoruz, süperler. Trafikte ilk defa öncelik bizim. Yaşasınnn! İznik’e girdiğimizde son 2-2.5k. Bitti artık diyorum kendime. Acaba hızlanıp 1.35 altı bitirebilir miyim diye yokluyorum kendimi. Enerjim var, deneyeceğim. İznik’in antik duvarları arasından geçerken uçuyorum. İşte ben bunun için koşuyorum! Enerji dolu bu duvarlar! Şehrin bildiğim ana caddesine giriyoruz. Kendi başıma bize ayrılan sağ şeritte rap rap rap koşuyorum. Alkışlayanlar, selam verenler, manyak mı bunlar neden koşuyor gibi bakanların arasından yol alıyorum. Sahile dönüşü görünce son 500 metre diyorum kendime. Ha gayret. Saatim 1.33 diyor. Hızlanıyorum. Veeee. 1.35. Finiş! Mikrofon bir bayan daha geliyor diyor. Onu duyuyorum. Çığlık atıyorum. İşte bir zafer daha! Bitti!

781c9858-0f8d-4503-8b00-8b6d0d01efb8Karşıma ambulans çıkınca yaralarımı bir göstersem diye kafamı kapısından içeri sokuyorum. Çamur yapışmış yaralarıma. Sökemiyor görevli. Olsun alışık bünyem allahtan, atar çamuru da tozu da, zamanla…

Ersavaş ile buluşuyoruz. Üstümüzü değiştirip, tekrar organizasyon alanına geri dönüyoruz. Ersavaş yemek derdinde, ben ise açlığımı filan çoktan unuttum, kaçıncı olduğumu öğrenmek istiyorum. f4183901-079c-4c47-a314-aec4a8355800Ersavaş, ilk bayan benden biraz sonra geldi diyince, acaba dereceye girmiş olabilir miyim merakı sarıyor. Ekrana bakıyoruz ki, evet bingo yaş grubumda yine 1’yim. Bu Macera Akademisi yarışları bana uğurlu geliyor, 2’dir yaş grubumda 1.lik oldu. Müthiş! Genel sıralamama da web’den bakıyoruz ki, o da ne, bayanlarda 3. olmuşum! Duble madalya, duble kürsü oldu bu sefer! Oleeey! Ancak madalya töreni ertesi gün, akşama İstanbul’a döneceğiz, pratikte kürsüyü göremeyeceğim. Olsun, kürsüm boş kalmasın diye görevi Hande’ye delege ediyorum.

ebcbbb73-b5d9-498e-8ea0-6415da824177Yemek yedikten sonra Aylin  geliyor. Bu sefer onlar açlar. Köfteci Yusuf diye sayıklıyorlar. Hadi düşelim yollara, gidelim geleneksel noktamıza. Zaman hızlı geçiyor. Tekrar Liman Mevkii’ne döndüğümüzde  güneş nerdeyse batmak üzere. Ödül olarak biramı Çamlık Restaurant’ta muhabbet eşliğinde ve finişe yaklaşan  50 ve 80k’cılara son bir alkış desteği yaparken, yuvarlıyorum, güneş İznik Gölü üzerinden nefesimizi keserek batıyor…

Hamiş : Elena’nın yazısını (https://yelenasworld.wordpress.com/2016/04/20/uludag-kucuk-zirvesi-nde-baslayan-iznik-te-biten-ultra-maraton/ )  bir çırpıda yutkunarak okuduktan sonra ben 15k yazısı yazmaya utandım! 130k, hem de sakatlıklarla mücadele ederek geçen çetin bir yarışın yanında benim hissettiklerimin ve ağrılarımın ne önemi vardı ki. Şapka çıkarıyorum. 50k dahil her mesafeyi koşup, bitirebilenlere dev bir şapka çıkarıp, önlerinde saygıyla eğiliyorum. Bravo sizlere.

Hamiş 2 : İznik Ultra koşacaklar mutlaka ama mutlaka Elena’nın yazısını okusunlar! Seneye ne olur şimdiden bilinmez, belki de 50k koşan delilerden biri de ben olurum! İznik Ultra’da öyle ya da böyle, mutlaka tekrar görüşmek üzere!

Artılar :

  • d71b1556-77ea-4e7c-85db-0c306086bddbİşini iyi bilenler bu organizasyona el veriyor. Her halinden belli.
  • İznik halkı, köylüler, nerdeyse kucaklıyor yarışçıları. Bir grup çocuğun bana ta karşı kaldırımdan “bravooo ablaaaa” diye koro halinde bağırmalarını asla unutmayacağım.
  • Ödül bolluğu. Bir yarış koştum, karşılında 4 ödülüm oldu. Finisher madalyası, 3.lük plaketi, 1.lik madalyam ve zeytin kolisi 😉
  • Güncel internet sitesi. Sayesinde hem yarışları nerdeyse canlı olarak takip edebildik, hem de derecelerimizi anında görebildik. Dev hizmet diye buna derim.

ersCiddiye alın :

  • Parkurun zorluğu. Zor. Aması filan yok. 50k’da bile baton almak iyi olur. Dik inişlerde çok faydası olurdu.
  • Zorunlu malzeme listesi. Kit teslimi sırasında malzeme kontrolü çok ciddi şekilde yapılıyor. 15k için bile zorunlu malzeme listesi olamasına baştan çok şaşırmıştım. Ancak malzemeniz eksikse kit de teslim edilmiyor. Bu kadar da ciddiler.

egimLogbook / Veriler :
Mesafe : 15K
Süre : 1:35:32
Yükseklik değişimi : 627 dsc + 144 asc
Pace : 6.28/K
Ortalama nabız : 179
Harcanan kalori : 1205 cal

Ekipman ve diğer :
Saat : Suunto Ambit 2
Ayakkabı : The North Face Ultra MT
Üst : Asics yakalı dri fit polo (omuzlarındaki silikon destek sayesinde, çantaya uyumlu)
Alt : Nike Pro Cool tayt

e9c404c6-f483-4972-9437-1e64e0a95f82Çorap : Nike Compression
Çanta : Kalenji Trail Koşu Su Çantası 9-14lt
Çantamda taşıdıklarım : 1 adet küçük bal, 2 adet enerji jeli, 1lt su,  GoPro, telefon, kulaklık ve zorunlu malzemeler (acil durum battaniyesi, elastik band, vs.)

http://iznikultra.com/
Yazan Runbo: Bike

madalyaRUNBO Sonuçlar :
Bike       15K  01:35:32   (Overall: 41/167, Gender:  3/56,   Category: 1/11)
Ersavas 15K  01:26:56   (Overall: 24/167, Gender: 24/111, Category: 9/36)

 

Reklamlar