Eymir Gölü Parkuru, Gölbaşı – Ankara

Eymir Gölü Parkuru, Gölbaşı – Ankara (Antrenman, Şubat 2016)

Artık koşmak bir alışkanlık olunca, seyahate giderken bile koşu ayakkabılarınız da seyahat çantasına giriveriyor. Ankara’ya bir haftasonu kaçamağı yapmayı planlar planlamaz hemen aklımıza gelen ilk soru haftasonu antrenmanımızı nerede yapacağımız idi. Ankara’lı koşu gruplarını takip ettiğimiz kadarıyla, hemen hemen hepsi, Eymir Gölü parkurunda antrenman yapıyorladı… O zaman, Ankara’lı koşucu dostlarımızın parkurunu keşfetmek Team Run.Bo’ya yakışırdı…

Göle Gidiş :

eymirOran’daki Panora AVM’ye gelmeden, TRT Genel Müdürlüğü’nün yanından kıvrılarak, dik ve dar virajlı bir yol ile vadiye inen yolu takip ettik. (Zira Ankara merkezden uzaklaşmaya başladıkça, önce siteleri geride bırakıyoruz, sonra genç bir ağaç ormanı ve kaldırımda koşan birkaç kişiyi görünce yaklaştığınızı anlıyorsunuz…) TRT sapağından sonra da, hemen sağ altımızda göl beliriverdi, solumuzda ise Elmadağ’ın sivri ve karlı tepeleri… Sol arkamızda kalan vadi tepelerine ise yapılan dev inşaatları görmezden gelmek istedik… (Ancak bir Pazar sabahı bile vızır vızır çalışan iş makinelerinden anladığımız yakınlara buralara da ciddi bir tesis kondurulacağı.) Sonradan tecrübe ile gördük ki Eymir Gölü’ne birkaç noktadan giriliyor.

Meğer biz isabetli bir şekilde, en yoğun araç trafiğinin olduğu girişten girmişiz. Aşağıya, göl seviyesine iner inmez solumuzda çitler içinde bir otopark görüyoruz hemen. Bir iki de kahvaltı ve mangal mekanı. Otopark zemini, önceden yağan yağmur nedeniyle çamurlu olsa da biz koşucular zaten yağmura alışık olduğumuz kadar çamura da alışık olduğumuz için dert etmiyoruz 😉 Esas şoke olduğumuz an otoparkın “ücretsiz” olduğunu fark ettiğimiz andı! İstanbullular olarak bir avuç yeşilliğin içinde olabilmek için söğüşlenmeye alışmışız bir kere. Otoparkın ücretsiz olduğunu dev pankartlar ile yazmasa hayatta inanmayacağız! Meğer ODTÜ işletiyormuş otoparkları da, bu nedenle bu dev hizmet ücretsizmiş! Varan 1. Helal olsun! Bunlar
İstanbulluların hiç alışık olmadığı hareketler! Otoparka vardığımızda, 2 koşu grubu çoktan 41885ba2-18f7-4d55-8fbd-0d8b866a62f8buluşmuşlar, koşu öncesi kalabalık gruplar olarak ısınıyorlardı… Diğer yeni park eden tüm arabalardan da koşu antrenmanına gelmiş bireysel koşucuların hazırlandıklarını da görünce, Şubat ayına göre Ankara için ılık hava ile birlikte daha parkura girmeden ortam bu haliyle bile bizi hayli keyiflendiriyor…

Parkur :

instaÖnce parkurun tam olarak nerede başladığını anlayamıyoruz. Otoparkın olduğu noktadan göl de görünmeyince, koşu grubunun biri otoparktan sağa, biri de sola dönünce, parkur girişini sorma ihtiyacı hissediyoruz. Meğer her 2 taraf ta aynı parkura giriyormuş, gölü ya sağından ya da solundan turlamak demekmiş… Bizi aydınlatan koşucuya teşekkürlerimizi sunup, iyi antremanlar dileyip, saatlerimize start veriyoruz.

Parkura soldan giriyoruz. Ara ara araçlar da geçiyor yanımızdan. Önce bir tedirginlik yaşıyorum. Bozcaada yarışından beridir trafik olan yolda ezilme fobisini üzerimden atamadım bir türlü… Sonra bir süre gözlemledikten sonra, araçlar ile sporcuların birbirlerine gösterdikleri saygı ile yolu ortak paylaştıklarını görünce IMG-20160214-WA0017rahatlıyorum. Araçlar çok yavaş ve insan trafiğine çok dikkat ederek geçiyor. Varan2. Yine İstanbul’da alışık olmadığımız hareketler bunlar! Göl kenarını dolanan yol asfalt. Biraz yamalı, ama güzel bir antrenman ortamı. Çok hafif iniş ve çıkışları olan, genellikle interval çalışmaya müsait düzlük bir parkur. Varan 3. Ankara’lılar için, merkeze sadece 10-15 dakika uzaklıkta böyle bir koşu parkuru imkanı olması müthiş büyük şans! Parkur uzunluğu 10k, otoparktan tekrar otoparka ise 10.6k. Rakım 1000m.

Sabah saatlerinde, gölün solunda harika yansımalar vardı. Kürek antrenmanı yapanları keyifle IMG-20160214-WA0003izledik. Parkurun tam yarısında otoban ile paralel giden küçük bir kısım var, sonra gölün öbür tarafına geçtiğinizde karşı dağlardaki karlı tepeleri görmeye başlıyorsunuz ki bu manzara nefesinizi kesiyor. Bana kalsa sık sık fotoğraf molası verirdim ancak sağolsun partnerimden pace’ini surekli bozduğum için fırça yiyince, 2-3 kereden fazla durmaya cesaret edemedim! 🙂 Parkurdaki koşucular yani rakiplerimiz genelde atletmiş 🙂 Ankara’lı dostlarımızın antrenman pace’leri çok yüksekti. Ciddi antrenman yapan epey koşucu gördük. Karşılaştığımız pek çok yüzün maraton ve ultra maraton camiasından zaten aşina idik… Varan 4. Yine İstanbul’da pek alışık olmadığımız manzaralar!

Son Söz;

Eymir Gölü parkurunda koşmaktan son derece keyif aldık. Bir dahaki sefer, daha uzun bir antrenman yapıp, arkasından da kendimize göl kenarında kallavi bir kahvaltı ödülü vermeli. Sevgili Ankara, tekrar geleceğiz!DCIM135GOPRO

Görüşmek üzere.

Bike Geçkinli

Reklamlar